Su İçmenin adabı – Nasıl Su İçilmeli – Temel Yiyecek ve İçeceklerin Kullanımı

Su içmenin adabı – Nasıl Su İçilmeli – Temel Yiyecek ve İçeceklerin Kullanımı
Hz, Muhammed (s.a.v.) “Bu dünyada ve öbür dünyadaki en iyi içecek sudur” buyurmuştur. Yeryüzünde çeşitli sular vardır, ancak her su içilecek nitelikte değildir. Çünkü metabolizmanın sağlıklı çalışması sadece buz strüktürlü su yani hafif su ile mümkündür. Vücut, bütün işlemlerini yegane eritici olan su vasıtasıyla gerçekleştirir. Vücut neminin dengede tutulması, yiyeceklerin hazmedilmesi, besin maddelerinin emilmesi ve hücrelere ta¬şınması, fazlalık ve zararlı maddelerin eritilerek dışarı atılması bu işlemler dahilindedir. Protein moleküllerini insan vücudunda birleştirerek tutan şey hafif, buz strüktürlü sudur. Binanın yapısında çimentonun kalitesi ne kadar önemli ise, vücut yapısında suyun kalitesi de o kadar önemlidir. Çimento kaliteli ise bina yüzyıllarca ayakta kalır, kalitesiz ise kısa zamanda çöker.
Su molekülleri enerji bağıyla birbirine bağlanarak strüktürel bir kafes

oluşturur. Molekülleri birarada tutan bu enerji bağı, dışarıdan gelen olum-lu ve olumsuz etkilere açık durumdadır. Suyu hafif ya da ağır hale getiren ise bu enerjinin pozitif ya da negatif olmasıdır.
Japon araştırmacı Dr. Masaru Hmoto, topladığı su numunelerini dondu¬rarak farklı bir metotla fotoğraflarını çekmiştir. Tabii akan sular çok güzel kristaller oluşturmuş, musluk suyu ise kristalleşememiş veya bozuk kristal¬ler oluşturmuştur.
“Sevgi, “şükran1′ ve “melek” yazılı kağıtlara sarılan şişelerde bulunan su dantel gibi güzel kristaller oluştururken “şeytan” yazılı kağıtla çevirili şişe¬deki su, kapkaranlık bir delik görüntüsü vermiştir. Su, farklı müziklere ve resimlere de farklı tepkiler göstermiştir.
Televizyon, bilgisayar, cep telefonu ve mikrodalga fırından yayılan elektromanyetik dalgaların suya verdiği etkinin fotoğrafları da aynı metot-la çekilmiştir. Fotoğraflardaki görüntü “şeytan” sözcüğü karşısında elde edi¬len görüntüyle şaşırtıcı bir benzerlik göstermiştir. Dışarıdan gelen söz, mü¬zik, elektromanyetik dalgalar ve görüntüler şişedeki suyu nasıl etkiliyorsa insan vücudunu oluşturan yüzde 70 oranındaki suyu da aynı şekilde etkiler.
Basit yazılar, dalgalar ve resimler su üzerinde bu kadar etkili olabiliyor- sa, Allah kelamı Kuran ayetleri okumanın suyu ne kadar etkilediği tasavvur bile edilemez. Okunmuş su ile fiziksel ve ruhsal bütün hastalıkları tedavi etmek mümkündür.
Bilimsel araştırmalar kullanılan suyun ruhsal, bedensel ve zihinsel sağlığı doğrudan etkilendiğini ortaya koymuştur. Hasta bir bedende sıvı dolaşımı durağan hale geçmiştir. Sağlıklı olmak İçin bedende bulunan yüz¬de 70 oranındaki suyun saflaştırılıp hafifletilmesi gerekir. Sadece kaynağın¬dan alınan su saf olabilir.
Suların en üstünü zemzem suyudur. Dağ buzullarından ve eriyen karlar¬dan nehirlere akan sular, sağlıklı sulardır, özellikle yüksek kaynaklardan aşağıya, taşlar üzerine, şiddetli ve uzun süre akan, kesintisiz hareket ederek hafifleyen sular sağlığa faydalıdır. Yağmur suyu da hafif sulardan biridir. Yalnız yağmur suyunu, yağmur şiddetli yağmaya başladıktan 15-20 dakika sonra toplamak gerekir. Çünkü ilk damlalarla havadaki kirler temizlenir. Yağmur suyu ishali durdurur, karaciğer ve böbrek hastalıklarını hafifletir.
Sağlıklı su bulmak mümkün değilse, evde bu suya benzer su hazırlana-bilir. Kaynak suyuna ulaşma imkanı olmayanlar için en hafif, en faydalı ve

tadı en güzel su, buzdan yeni eritilen sudur. Cam veya emaye kaplara su doldurarak buzlukta donmaya bırakılır. Sonra buzluktan alınarak erimesi beklenir ve dibinde oluşan kalıntılar atılır. Su, eridikten sonra 10-12 saat canlı kalır, sonra ağırlaşmaya başlar ve tadı değişir. Ağırlaşmasını Önlemek ve şifalı hale getirmek için suya Kur’ân-ı Kerim okumak gerekir.
Yoğurt suyu, meyve ve sebze suları hafif, canlı, şifalı sulardır. Taze mey¬ve, sebze, bol kavun ve karpuz yiyenlerin suya ihtiyacı yoktur. Kaliteli suyun olmadığı yerlerde meyve, sebze, kavun ve karpuz yenmeli veya mey- ve-sebze suları içilmelidir,
Durağan göl suyu, hareketinin azlığından dolayı ağır sudur. Yeraltı su-larının, mağara ve kuyu sularının yapısı ise serttir. Nehir suyu ile kuyu su-yunun karışımı, kaynatılmış ve kaynatılmamış suyun karışımı, İçine buz atılarak içilen su sağlığa zararlıdır. Çünkü farklı yapılardaki sular hafiflikte birbirine uygun değildir. Farklı bölgelerin sularını veya farklı yapıdaki su¬lan aynı gün içinde içmek zorunda kalan kişi, 4-5 saatlik arayla içmelidir kİ, İlk içilen su İkincisi gelmeden vücudu terk etmiş olsun.
Depolarda muhafaza edilerek satılan sular, en ağır sulardandır. Vücut bu suları hafifletmekte zorlanır, çok enerji harcar, çabuk yıpranır ve ihtiyarlar. Bu suları canlandırmak için, suya okumak veya gerekirse önce kaynatıp sonra buzlukta dondurmak ya da en azından, İçmeden önce 3-7 defa bar¬daktan bardağa besmele ile boşaltarak suya hareket kazandırmak gerekir. Bu hareket sudaki negatif enerji içeren ve suyu ağırlaştıran bağlantıyı kıra¬rak suyu hafifletir.
F4er abdestten sonra birkaç yudum su içmek sünnettir. Sabah, abdest al¬dıktan sonra içilen birkaç yudum su, bağırsaklardaki kalıntıları ve gazı hareketlendirir ve büyük abdeste kolay çıkmayı sağlar. Büyük abdest soru-nu olanlar ise her sabah yarım veya 1 bardak soğuk ya da ılık su içmelidir. Sağlıklı ve genç kalmak için insanın günde 1-2 bardak hafif (okunmuş su, yağmur suyu veya buzdan yeni eritilmiş su olabilir) su içmesi ve soğuk su-ya alışması gerekir. Soğuk suyun yerini hiçbir şey dolduramaz.
Resulullah suyu üç solukta İçer, bunun daha doyurucu, hastalıklardan komyucu ve daha afiyetli olduğunu söylerdi.
Su ihtiyacı, insanın sağlığına ve yediği yemek miktarına bağlıdır. İnsan vücudu dünya gibi yüzde yetmiş sudan, yüzde otuz katı maddeden oluşur. Yani her 30-40 gr. kuru yemeğe karşılık 60-70 gr. su tüketmek gerekir.

Meyve ve sebze suları da su olarak değerlendirilir.
Aşırı su içmekte hayır yoktur, çünkü su kana karışarak kan miktarını artırır. Kanın artması kalbin kan pompalamasını zorlaştırır ve kalbin rızkı (atışların sayısı) çabuk tükenir. Hastayken şifa niyetiyle, fazlalıkları eritmek ve çıkartmak için 1-1,5 litre su (meyve-sebze suyu ile) tüketilebilir. Fakat iyileşince, su miktarını hemen azaltmak gerekir.
Yedi durumda su İçmek hastalıklara sebep olur.-
Yorgun ve terliyken, banyodan sonra, yemek sırasında, yemekten he-men sonra, meyve ve kavun yedikten sonra, ayakta ve uykudan uyanır uyanmaz. Bu durumlarda, ihtiyaç olursa ancak bir kaç küçük yudum içile-bilir.
İnsan fıtratına en uygunu, günde 2 defa, sabah uyandıktan sonra ve ye-mekten 1,5-3 saat sonra su içmektir. Su, sabah içildiğinde bağırsakların ça-lışmasına, yemekten 1,5-3 saat sonra içildiğinde, hazma yardımcı olur.
Yemekten önce de su içilebilir. Ancak burada küçük bir ayrıntıya dikkat et¬mek gerekir:
Yemeğin kokusunu aldıktan sonra su içmek doğru değildir. Çünkü, piş¬mekte olan yemeğin kokusu algılandığı anda(- ağız ve midede enzim üreti¬mi başlar. İçilen su bu enzimleri bağırsağa akıtarak sindirimi zorlaştırır. Bu sırada en fazla birkaç küçük yudum su içmek mümkündür.
Maden suları kanı temizler, yaraları kapadr, beden kokularını giderir. Ancak günde bir bardaktan fazla maden suyurçilmeyeceği gibi her gün tü-ketmek de doğru değildir. Kişinin sağlığına göre, doktor tavsiyesiyle, be¬lirli maden suları, gerekli miktarda içilir. j
Vükürtlü kaplıca suları, dalak ağrısına, dalak şişmesine, karaciğer hasta¬lıklarına, romatizmaya, felce, alerjiye, yaralara, eklem ve cilt hastalıklarına şifadır. Deniz suyu hemen hemen kükürtlü su kadar etkilidir. Demir ve ba¬kır içeren kaplıca suları, böbrek, dalak ve mide için çok faydalıdır.
Gençlerin soğuk suyla abdest almaları ve gusletmeleri fevkalade yarar-lıdır. Soğuk su, sinirsel hastalıklara, böbrek ve yumurtalık iltihabına, diğer iltihaplı ve ateşli hastalıklara iyi gelir. Ancak tüberküloz, sara ve karaciğer hastaları tedavi olmadıkça soğuk su kullanamazlar. Ağır hastalık geçirenle¬rin, ameliyattan çıkan zayıf bünyelilerin ve yaşlıların ılık su kullanması da¬ha uygundur. Sağlığı yerinde olanların sıcak suya ihtiyacı yoktur. Olsaydı Allah-ü Teala suyu, kaplıca suyu gibi sıcak yaratırdı.

Peygamberimiz (s.a.v.) güneşte ısıtılan su ile abdest almayı veya guslet-meyi yasaklamış ve güneşte ısıtılan suyun cilt hastalığına sebep olduğunu söylemiştir. Imam-ı Şafi Hazretleri güneşte ısıtılan su ile abdest alınmasını mekruh saymış hatta bu su ile çamaşır dahi yıkanmasını uygun görmemiş¬tir. Oysa günümüzde doktorlar, günde 3-6 litre tüketmeyi tavsiye etmekte, damacana ve pet şişelerdeki suların güneş altında aylarca beklemesinin sağlığı nasıl etkileyeceğini düşünmemektedir.
Son yıllarda içme sularına, kokuşmasını önlemek ve tazeliğini korumak amacıyla karbon nanoparçaçıklar katılmaktadır. (Polikarbon su). Ağız yo¬luyla vücuda giren nanoparçaçıklar dokularda depolanır, hücrelerdeki me¬tabolizmaya karışarak, mutasyonlara yol açabilir. (“Nanoteknoloji” bölü¬müne bakınız.)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here