Mevsimler ve Sağlık

Mevsimler ve Saflık

İlkbahar

ilkbaharın güneş ışıkları, tabiatı uyandırır, yeni bir hayat için dünya yü­zeyi temizlenir. Güneşin tesiriyle hayvanların bazısı yününü, bazısı boynu­zunu, bazısı da derisini değiştirir. İnsan da tüm canlılar gibi ilkbahar güne­şinin kuvvetli etkisi altında kalır.

Çiçekler açar, çiçek tozlan havayı doldurur ve alerjik hastalıklarda pat­lama görülür. Çiçek tozu mükemmel bir temizleyicidir. Vücuttan tüm ka­lıntıları dışarı atmaya başlar ve bu işi o kadar güçlü ve hızlı yapar ki, vücut bu temizlemeyi İdare etmekte zorlanır. Bu İşin yapılmasında vücuda yardım etmek ve temizlemeyi kolaylaştırmak için, insan zararlı yiyecekleri tüket­memeli, yediklerinin doğal, faydalı yiyecekler olmasına dikkat etmeli ve ilkbahar Öncesi 3 günlük açlıklar yapmalıdır. Bu yapılırsa, açlıklarla kuvvet­lenen vücut, çiçek tozuna karşı alerjik tepki vermeden, polenlerin etkisini kendi faydasına kullanır.

ilkbahar hastalıklarına hazırlık yapamayanlar da, ilk günlerden itibaren yemekleri azaltmalı, yeşil sezbe, bilhassa hindiba, ısırganotu, kuzukulağı, atkulağı, çobançantası, sinirliot, yabani soğan ve sarımsak gibi yeni çıkan yabani otlar yemelidir. Bu günlerde oruçları çoğaltmak, hacamat yaptırma­lı, sülük kullanmalı, çimlenmiş yulaf veya arpa yemeli, limon, doğal sirke ya da greyfurt suyu içmeli, sinameki kullanmalı ve karaciğeri temizlemeli­dir.

Kışın yağlı, peynirli ve etli yemeklerin yetersiz sindirimi sonucu oluşan zararlı ve toksik kalıntılar ilkbaharda kusma, kanama, öksürük, aksırma, ateş, nezle, terleme, fazla miktarda idrara çıkmayla dışarı atılır. Bu, bağışık­lık sisteminin normal bir koruma mekanizmasıdır. Beden kendisi için ge­rekli olan maddeleri asla dışarı atmaz. Bedende böyle bir mekanizma yok­tur.

İnsan, hacamatla kılcal damarlarda kış boyunca toplanan yağlı atıklar ve tıkanıklıklardan, sülüklerle toplar damarlarda toplanan zararlı maddeler ve tıkanıklıklardan, karaciğer temizlemesiyle karaciğerde toplanan zehirler­den ve tıkanıklıklardan kurtulur. İlkbahar, karaciğeri temizlemek, safra ke­sesi, böbrek ve mesane taşlarını düşürmek için en uygun zamandır.

Mikroementler, vitaminler, lifler, hafif ve canlı besin maddeleri içeren yeşil sebzeler, yabani otlar, çimlenmiş yulaf ve arpa bağırsaklara hareket verir. Sinir sistemini ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Sirke, limon ve greyfurt ise kanı temizleyip sulandırır. Bütün bu işlemler kan Üretimine yar­dımcı olur.

İlkbaharda tabiat müthiş bir faaliyet içerisine girerken, insanoğlu da boş durmamalı, yürüyüş, koşma, ata binme, kürek çekme gibi sporlar yapmalı­dır.

Yaz

Yazın sabah 10:00-1 l:00’e kadar ve 17:00-18:00’den sonra insan güneş­te kalabilir, ancak ll:00’den 17:00’ye kadar olan zaman diliminde güneş ışınları sağlığa zararlıdır. Bu sırada dışarıda kalmak da faydalıdır, ancak göl­geye sığınmak daha doğrudur. Güneşten korunmak için güneş kremi kul­lanmak kesinlikle doğru değildir. Güneş ışığı D vitamini ve cildin bronzlaş­masını sağlayan melanin pigmenti oluşumunda aktif rol oynar. Melanin pigmenti cildi kansere karşı korur. Güneş kremi pigment oluşumunu engel­lediğinden cilt kanserine yol açar. Dolayısılıyla, güneş kremi, mevcut olan tümörlerin büyümesine ve kanser hücrelerinin yayılmasına neden olur.

Güneşin etkisiyle terleme artar ve yemek ihtiyacı azalır. Zararlı madde­lerden terle kurtulma fırsatını kaybetmemek için, insan yazın mümkün ol­duğu kadar bol meyve, kavun, karpuz, çiğ sebze tüketmeli ve suyun kalite­sine dikkat etmelidir. Yalınayak yürüme, denizde, ormanda, dağlarda yürü­yüşe çıkma fırsatı kaçırılmamalıdır. Deniz suyu vücuttan fazlalıkları çeker, bağışıklık sistemine, bütün uzuvlara ve sinirlere direnç kazandırır. Yüzmey- le kaslar kireçten temizlenir ve güçlenir. Deniz suyu, alerji, cilt, kas, kemik hastalıklarına ve romatizmaya şifa verir.

Sonbahar

Sonbaharda vücut kendini kışa hazırlamaya başlar: öksürükle akciğerler, aksırmakla beyin, nezleyle genizler, bademcik şişmesi ve ateşle kan, kusmayla mide ve safra kesesi, ishalle bağırsaklar ve karaciğer temiz­lenir, Bu tür rahatsızlıklarla karşılaştığında insan, İlaç almadan aç kalırsa, yemek olarak çiğ meyve, sebze ve balı tercih ederse ve beslenme kuralları­na riayet ederse, kış hastalıklarından emin olur.

Bu mevsimde meyve ve sebzeye devam etmek ve sebzelerden balkaba­ğı, kabak, kereviz, yeşillik, ıspanak, semizotu, kırmızı pancar, havuç,- mey­velerden üzüm, nar, elma, kavun, karpuz ve hurmayı tercih etmek iyidir. İlkbaharda karaciğer temizlemesi, safra kesesi, böbrek ve mesane taşlarını düşürme işlemleri yapılmamış, sülük tedavisi uygulanmamışsa, sonbahar bu işlemler için İkinci uygun mevsimdir.

Kış

Kışın tüketilen gıdanın kuvvetli, yağlı ve haftada 3-5 defa et olması nor­maldir. Bal ve baharat kullanmanın tam zamanıdır. Meyvelerden limon, greyfurt, portakal, kuru üzüm, hurma ve incir, kuru kayısı ve erik, kavrul­mamış kabuklu kuruyemiş, sebzelerden soğan, sarımsak, havuç, pancar, ke­reviz, turp, balkabağı, patates ve yeşil sebzeleri tercih etmek gerekir, Uzun süre saklanan ve bozulmaya başlayan meyve ve sebzeleri veya sera sebze­lerini kullanmak doğru değildir. Pirinç, mercimek, kuru fasulye ve nohut, kış için daha uygundur. Bu yiyecekler tüketilirken üzerlerine daha Önce an­latılan sinameki karışımlarından birini serpmeyi unutmamak gerekir. Sina­meki yerine keten tohumu, acı kavun kökü veya magnezyum sülfat (İngiliz tuzu) da kullanılabilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here